Gırtlağın Anatomisi

 

 

Gırtlak, boynun orta hattında ve ön kısmında yer alan, dil kökü ve nefes borusu (trakea) arasında uzanan, solunum, yutkunme ve en önemlisi konuşma esnasında sesin oluşturulması görevleri bulunan, kıkırdak, membran, ligament ve kas iskeletinden oluşmuş bir anatomik yapıdır.
 
Gırtlağın heriki yanında boynumuzdaki büyük damar yapıları bulunmaktadır. Erişkinde 4-6. omurların hizasında bulunan gırtlak, çocukluk döneminde ve kadınlarda biraz daha yüksek yerleşimlidir.

 

 

 

Dr.Murat Enöz - Yerli ve Yabancı Hasta Yorumları

 

Gırtlak 3 çift ve 3 tek omak üzere toplam 9 kıkırdak yapısı içermektedir. Bunlar:
 
- Tiroid Kartilaj
- Krikoid Kartilaj
- Epiglottis
- Bir çift Aritenoid Kartilaj
- Bir çift Kornikulat Kartilaj
- Bir çift Kuneiform Kartilaj
 
Bunların haricinde larinks iskeletini oluşturan çeşitli membran, ligament ve kas grupları bulunmaktadır.

 

 

Gırtlak kendi içerisinde 3 bölüme ayrılır:
 
1. Üst bölüm (Supraglottis):
 
Epiglot, aritenoid kıkırdaklar ve ariepiglottik kıvrımlar ve yalancı ses telleri (ses tellerinin üzerindeki bölümler)
 
2. Orta bölüm (Glottis):
 
Ses tellerinin olduğu bölümdür. Gerçek ses telleri, ön ve arka komissürlerden oluşur.
 
3. Alt bölüm (Subglotttis):
 
Ses tellerinin altında kalan gırtlak bölümüdür.

 

Gırtlak Kanseri Nedir?

Gırtlağın iç yüzü çoğunlukla yassı epitel hücreleri (skuamöz hücreler) ile kaplıdır. Gırtlak kanserleri çoğunlukla bu epitelden kaynaklanan “Yassı Epitel Hücreli Kanser (Skuamöz Hücreli karsinom - Squamous Cell Carcinoma [SCC])” türündedir. En sık kanser görülen gırtlak bölgesi olan ses tellerinin lenf dolaşımı oldukça kötü olduğu için ses teline sınırlı kanserlerin gırtlak dışına sıçrama olasılığı % 10' dan azdır ve tedavi başarısı oldukça yüksektir.
 
Gırtlak kanserlerinin %59' u glottik bölgede, %40' ı supraglottik bölgede, 've %1' i de subglottik bölgede ortaya çıkar.
 
Gırtlak kanseri ilk planda lenfatik yolla boyundaki lenf düğümlerine yayılırken; nadiren uzak dokulara yayılır. Bu oran yaklaşık %1-4 arasındadır. İlerlemiş gırtlak kanserlerinde uzak dokulara yayılma ihtimali artar. Uzak metastaz en sık akciğere olmaktadır.

 

 

 

 

Gırtlak Kanseri Nedenleri

Sigara, gırtlak kanseri için en önemli risk faktörüdür. Gırtlak kanserinden ölüm riski, ağır sigara içen hastalarda, içmeyenlere göre 20 kat daha yüksektir. Kronik alkol tüketimi de diğer önemli bir risk faktörüdür. Alkol ve sigara kombine edildiğinde, bu iki faktörün sinerjik bir etkiye sahip olduğu görünmektedir.

Son yıllarda oldukça popülerlik kazanan larengofarengeal reflü de risk faktörleri arasında yer almaktadır. Sigaranın alkolle birlikte kullanımı özellikle supraglottik kanser gelişiminde sinerjistik etki yapar. Daha az ilişkilendirilmiş olsa da; düşük sosyoekonomik durum, erkek cinsiyet ve 55 yaşın üzerinde olunması da diğer risk faktörleridir.

Cinsel yolla bulaşan bir virüs olan Human Papilloma Virus (HPV)' nin ağız ve gırtlak kanserlerinde sıklığı giderek artan bir ilave risk faktörü olarak bildirilmiştir. HPV' nin önümüzdeki 20 yıl içerisinde ağız ve gırtlak kanseri risk faktörleri arasında en sık neden olabileceği vurgulanmaktadır. Bu virüsün baş boyun kanserlerinde rolü olabileceği için rahim kanserine karşı üretilen HPV aşısının, erkek çocuklarda yapılması gerektiği savunulmaktadır.
Baş ve boyun kanseri öyküsü olan hastalarda, baş, boyun, akciğer veya ikinci bir kanser gelişme riski daha fazladır (yaklaşık% 25). Bu hastaların önemli bir kısmında, solunum yolu ve akciğer epiteli eş zamanlı olarak alkol ve tütünün kronik kanserojen etkilerine maruz kalmıştır.
 

"Kapımızdaki Tehlike Kanser - Gırtlak kanseri nedenleri - Prof. Dr. İsmet Aslan" videosunu izlemek için tıklayınız >>

 

 

Gırtlak Kanseri Belirtileri

Gırtlak kanseri belirtileri tümörün büyüklüğü ve yerine göre değişmektedir. Bu belirtiler:

- Ses kısıklığı veya diğer ses değişiklikleri (ses kısıklığının 2-3 haftadan uzun sürmesi durumunda bir KBB uzmanına danışılması gerekmektedir)
- Boyun boyutu giderek artan ağrısız şişlik olması
- Boğaz ağrısı ya da boğazda takılma hissi olması
- Kalıcı öksürük
- Nefes darlığı
- Kötü nefes kokusu
- Kulak ağrısı
 
Gırtlak kanserinin başlıca bulgusu ses kısıklığıdır. Bu bulgu özellikle ses teli seviyedeki kanserler için geçerlidir. Buna karşın ses telinin üzerindeki seviyede bulunan kanserlerde ise yutma güçlüğü, kulağa vuran ağrı ve boğazda yabancı cisim hissi ön plandadır. Geniş ülsere tümörlerde ağızdan kan da gelebilir.

 

 

Gırtlak Kanseri Tanısı

Gırtlak kanseri tanısı, hastanın şikayetlerinin sorgulanmasının ardından yapılan endoskopik gırtlak muayenesi ve göğüs röntgeni, BT veya MR taramaları ve doku biyopsisi sonrasında konulmaktadır.
 
Gırtlağın endoskopik muayenesi haricinde yapılan görüntüleme yöntemleri, metastatik hastalık,eş zamanlı ikinci primer kanser hastalığını taramak amacıyla sistematik bir inceleme için yapılmaktadır. Kanser şüphesi varsa biyopsi genellikle genel anestezi altında yapılır. Biyopsinin patolojik incelemesi, kanser tipinin ve derecesinin histolojik olarak saptanmasını sağlamaktadır.

Lezyonun küçük ve iyi lokalize (örneğin sadece bir ses teline sınırlı birkaç milimetrelik kanser alanı) olması durumunda, hem tanı hem de tedavi amaçlı lezyon eksizyonu yapılabilir. Bu durumda, patolog hem tanıyı doğrulamak hem de cerrahi sınırın tümörsüz olması konusunda bilgi verecektir. Küçük ses teli tümörlerinde daha ileri görüntüleme yöntemleri gereksiz olabilir. Çoğu durumda, tümör evrelemesi amacıyla baş ve boyun bölgesinde tarama ile tamamlanır.

 

 

 

 

 

 

 

Gırtlak kanseri tanısında, rijit (sert) ve flexible (yumuşak ya da bükülebilir) endoskoplar kullanılmaktadır. Yandaki video resminin üzerinde tıkladığınızda, flexible endoskopik muayene ile bir hastanın gırtlağının içerisini dolduran beyaz ve düzensiz alanlar içeren tümöral lezyon görülmektedir.

 

Videoyu izlemek için tıklayınız >>

 

 

 

 

 

 

Gırtlak Kanseri Tedavisi

Tüm değerlendirilmelerin sonucunda tümör büyüklüğü, lenf nodlarına yayılım durumu, uzak metastaz durumu ve tümörün histolojik tipine göre tedavi şekli belirlernir. Genel sağlık durumu ve hastanın istekleri de dikkate alınmalıdır.


Spesifik tedavi tümörün yeri, tipi ve evresine bağlıdır. Tedavi tek başına veya kombinasyon halinde, cerrahi, radyoterapi veya kemoterapi içerebilir. Bu tedavi yöntemlerinden hangilerinin hasta için uygun olduğunun belirlenmesi, kulak, burun ve boğaz uzmanları ve onkologların koordineli çalışması sonucunda ortaya çıkmaktadır.

 

Grtlak kanserlerinin cerrahi tedavisinde, gırtlağın tümünün alınarak boyun bölgesinde kalıcı yeni hava deliğinin (trakeostomi) açıldığı total larenjektomi ameliyatından; gırtlağın belirli bölgesinin alındığı parsiyel larenjektomi ameliyatlarına kadar çok farklı ameliyat türleri uygulanmaktadır.

 

Ses tellerine sınırlı tümörlerde ses telinin alınması (kordektomi) ameliyatı, lazaerle tümöral dokunun uzaklaştırılması (lazer kordektomi) ya da tek başına radyoterapi uygulanabilmektedir.

 

Boyun bölgesinde lenf nodlarına sıçrama olasılığının yüksek olması ya da kanserin sıçradığı lenf nodlarının saptanması durumunda boyundaki lenfoid dokuların temizlenmesi amacıyla boyun diseksiyonu ameliyatları da yapılmaktadır.

 

Cerrahi sonrası boyunda kanserin sıçradığı lenf düğümü sayısı, lenf düğümünün dışına taşan kanser yayılımı, gırtlak kıkırdaklarına kanser yayılımı olup olmaması göre radyoterapi ve kemoterapi uygulanabilmektedir.

 

 

Gırtlak Kanseri Ameliyatları (Total larenjektomi ameliyatı, Parsiyel larenjektomi ameliyatları)

 

 

Özellikle sigara kullanan toplumlarda sıklığı giderek artan bir kanser türü olan gırtlak (larinks) kanseri tedavisi, her hastaya göre ayrı planlanan cerrahi, radyoterapi ve kemoterapi tedavisi seçeneklerinden oluşmaktadır. Özellikle erken evre ses teli kanserlerinde yapılan ses telinin çıkarılması (kordektomi) ameliyatı gırtlak kanseri ameliyatları arasında en ufak cerrahi girişimdir. Kanserin gırtlak içerisinde etkilediği alanın büyüklüğüne ve yerine göre farklı ameliyat türleri (larenjektomi ameliyatları) tanımlanmıştır. Gırtlağın tamamının alındığı ve boyun bölgesinde kalıcı nefes deliği (trakeostomi) açıldığı ameliyata "Total Larenjektomi Ameliyatı" ve gırtlağın belirli bölümlerinin korunduğu, kısmi rezeksiyonun yapıldığı ameliyatlar ise "Parsiyel Larenjektomi Ameliyatı" olarak adlandırılmaktadır.

Bunun dışında kanserin boyundaki lenf düğümlerine yayılımının (metastaz) olup olmamasına göre beraberinde boyundaki lenf dokusunun temizlenmesi amacıyla boyun diseksiyonu ameliyatları ve uzak organa sıçrama (uzak metastaz) olup olmamasına göre ve çıkarılan tümörün özelliklerine göre radyoterapi ve kemoterapi tedavileri tanımlanmıştır.


Gırtlak kanseri teşhisi konulan bir hastada sistemik tarama amacıyla görüntüleme yöntemlerinden faydalanılmaktadır. Bu hastaların çoğu sigara ve / veya alkol kullandıklarından dolayı, baş boyun bölgesinin diğer kanserleri ve diğer organ kanserleri açısından da risk grubunda yer almaktadırlar.